Erdinç Tekbaş ile Etimolojik Keşifler

Erdinç Tekbaş ile Etimolojik Keşifler

Kitabın Adı: Astronomiden Gastronomiye, Tarihten Coğrafyaya Etimolojik Keşifler

Yazar Adı: Erdinç Tekbaş

Öncelikle okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmeleri ve yolculuğunuzdan haberdar olabilmeleri için kişisel serencamınızdan biraz bahseder misiniz?

1973 yılında Ankara’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise tahsilimi Ankara’da yaptıktan sonra İstanbul’a geldim. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimi aldım. Bir süre araştırma görevlisi ve mühendis olarak çalıştım. Uzun yıllardır bir kamu kurumunda başuzman olarak çalışıyorum. Sonra kamu yönetiminde yüksek lisans, sosyolojide doktora ve ilahiyatta ön lisans tahsilinde bulundum.  

Çocukluğumdan itibaren incelemek, araştırmak ve yeni bilgiler edinmek en büyük zevklerimden biri oldu. Dünyaya bu bilgimle yeniden gelme imkânım olsa herhâlde ya “din” bilimci ya da “dil” bilimci olurdum diye düşünüyorum. İkisini de araştırmaktan büyük zevk alıyorum ancak liseden sonra çoğu Türk gencinin yaşadığı tercih körlüğü, benim de eğitim çalışmalarıma mühendislikten başlamama neden oldu. Neyse ki önüme çıkan fırsatlar sosyal alanlara kayabilmeme imkân sağladı. Bu da beni “ilimler âleminde” dikey ilerlemeye değil, yatay genişlemeye sevk etti. 

Farklı alanlarda kitaplar yazdığınızı biliyoruz. Kitaplarınız hakkında bilgi verir misiniz? 

Kitap yazarlığına Değişen Toplumsal Yapıda Karakter adlı sosyolojik çalışmada bölüm yazarı olarak başladım. Sonrasında kendime ait ilk kitap 2007 yılında yayınlanan Tablet Fıkralar ve Nükteler oldu. Arkasından yine bölüm yazarı olarak Toplumsal Sorunlara Sosyolojik Bakışlar kitabına katkıda bulundum. 2011 yılında yayınlanan Ticari Cemaatler kitabımı doktora tezimden hareketle yazdım. Bu kitapta Ağ Tipi veya Çok Katmanlı Pazarlama sistemi ile çalışan Amway, Herbalife vb. firmaların oluşturduğu cemaat yapılarının toplumsal boyuttaki etkilerini ele aldım. Akabinde Akla Takılanlar Ya da Aklın Takıldıkları kitabımı ücretsiz olarak indirilebilecek bir e-kitap olarak aklatakilanlar.com sitesinde yayınladım. Bu kitapta, dinî konularda merak edilen ve “akla takılan” bazı sorulara cevaplar yer aldı. 

Sonrasında etimoloji üzerine çalışmaya başladım, önce arada sırada olan okumalarım sıklaştı ve etimolojik yöntemle Kur’an’ın önemli bir kısmının anlaşabileceğini düşündüğüm Ayetlerin İzinde Kur’an’ı Anlamak adlı kitabımı yazdım. Yine ücretsiz olarak indirilebilen bu kitabı aklatakilanlar.com sitesinde yayınladım. Arapça bilmeyen bazı okuyucuların bu kitapla Kur’an’ı anlama konusunda ilerleme kaydettiklerini belirtmesi beni ziyadesiyle sevindirdi. 

Akabinde dunyabizim.com kültür portalı benim için farklı bir açılım oldu. Köşe yazarı olarak etimolojik yazılar yazmaya başladım. Ne yazık ki söz konusu site bir süre sonra yayın hayatına son verdi. Gerçekten Dünya Bizim de Albaraka Yayınları gibi kültür hayatımıza değerli katkılar yapan bir mecra idi. Sonrasında latife ile ifade edersem etimolojik birikimlerim Etimolojik Keşifler ile Albaraka’da yatırıma dönüştü. 

Astronomiden Gastronomiye, Tarihten Coğrafyaya Etimolojik Keşifler okuruna neler vadediyor?

Etimoloji, çoğu kişinin hoşuna giden ve sevilen bir alan. Bu konuda yazılmış eser sayısı maalesef çok az. Kitapların bir kısmı konunun uzmanları tarafından yazılan çok değerli ancak biraz daha teorik bilgi yüklü kitaplar; bir kısmı da kelimelerle ilgili internetten kolayca edinilebilecek üç dört satırlık bilgilerin derlendiği kitaplar. Etimolojik Keşifler bu kitaplardan farklı, kahveden elementlere, hadım ağalarından kutuplara kadar çok farklı konularda yazılan yazılardan oluşuyor. Bir konunun incelenmesi etrafında temel kavramların etimolojisine ve bunlar arasındaki ilişkilere yer veriliyor. Bu açıdan, salt bir “dil bilimi” kitabı olarak görmek doğru olmaz, etimoloji ile diğer bilim dalları arasında mekik dokumanın bir hasılası olduğunu söyleyebiliriz. Dönüt yapan okuyucularımdan çok olumlu tepkiler aldığımı belirteyim.

Etimoloji, sadece kelimelerin kökenini araştırmakla mı alakalıdır? Bir kelimenin kökenini öğrenmek o kelimeyle ilgili ne gibi önemli bilgiler verir?

Hz. Ali’ye nispet edilen bir söz var: “İlim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı.” Bu söz hem maddi boyutta hem de manevi boyutta çok güzel anlamları içeriyor. Günümüzde bilim, sanat, din ve felsefe arasındaki ilişkinin kopması, bilimin kendi içinde yüzlerce dala ayrılması ve uzmanlaşmanın öne çıkması gibi birçok etken bütünselliği kaybetmemize, birbirini anlamayan insan tipolojilerinin oluşmasına neden oldu. Etimolojiyi, bu bütünselliği yeniden keşfetmemize imkân verecek bir bilim dalı olarak görüyorum. Hz. Âdem’e “bütün isimlerin öğretilmesi” hakikatinin içinde yer alan “isimlendirebilme ve kavram üretebilme yeteneği” doğrudan etimolojinin alanına giriyor. Etimolojinin bağları kurucu etkisine birkaç örnek vermek isterim. 

Gündemde olan Şam’dan bahsedelim. Araplar yüzünü doğuya verdiği zaman, sağ taraf (yemîn) güneyi, sol taraf (şimâl) kuzeyi gösterir. Yemen Arabistan’ın güneyinde ve sağında kalırken Şam kuzeyde ve solda kalıyor. Yemin, aynı zamanda “uğur, bere­ket” anlamlarını içermektedir. Bünyamin (nâm-ı diğer Benjamin), Hz. Yakup’un en küçük oğlu olup “Güneyin/Sağ Elin/Bereketin Oğlu” anlamına gelir. Şimâl ise aynı zamanda uğursuzluğu simgeli­yor. “Açma şu şom ağzını!”haykırışındaki şomun uğursuzluğu ifade ettiğini belirtmeye gerek yok sanırım. Kur’an-ı Kerim’de geçen ashab-ı yemîn/ashab-ı meymene kitabı sağdan verilecek cennetlik insanları belirtirken ashab-ı şimâl/ashab-ı meş’eme de kitabı soldan verilecek cehennem­lik insanları ifade etmektedir. Türkçede kullandığımız meyme­netsiz kelimesi de “uğursuz” anlamındadır. İşin bir diğer ilginç tarafı, diller arasındaki paralelliği keşfetmek. Latince “dexter” kelimesi de hem sağı hem de güneyi belirtirken yine Arapçada olduğu gibi olumlu bir anlam ifade ediyor. 

Nişanlanmayı evliliğe giden yolun zahmetli ama bir o kadar da eğlenceli aşaması olarak görüyoruz. Ancak birçok kişi nişanlanmanın altındaki derin anlamı bilmiyor. Etimoloji bize bunu veriyor. Nişan, “iz, belirti, alamet, işaret” demektir. Silahla “nişan” aldığımızda hedefi “işaretleyip” sonra atış yapıyoruz. Nişanlanmak ise “nişanlı duruma gelmek” demektir. Evliliğe söz vermiş olmanın “bir belirtisi, bir alameti” olarak nişan yüzüğü takmak demektir. 

Bir başka örneği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinden verelim. Kaliforniya “Halifenin ülkesi” anlamına geliyor ve Garci Rodríguez de Montalvo tarafından yazılan Las Sergas de Esplandián-Esplandián'ın Maceraları romanında betimlenen yalnızca siyah savaşçı kadınların yaşadığı efsanevi bir adadan esinlenerek verilmiş. Bu isimlendirme, Endülüs medeniyetinin İspanyollar üzerindeki büyük etkisini ortaya koyuyor. 

Son örneğimizi mercimekten verelim. Mercimek, Farsça “merdumek-gözbebeği”nden Türkçeye geçmiştir. İngilizcede ise lentil “mercimek” anlamına gelir. Türkçedeki mercek ile mercimek arasındaki türeme ilişkisi İngilizcede lens ile lentil arasında vardır. Şimdi konunun en kritik yerine geliyoruz. Mercek ile mercimek arasında veya lens ile lentil arasında nasıl bir ilişki var? Göz merceğinin şekli, mercimeğin şekli gibi çift taraflı dışbükeydir. Çekçede čočka, Almancada Linse hem mercek hem de mercimek anlamına gelir.

Bu kadar girift ilişkilerin merkezine, kelimelerin kökenine odaklanmak beni heyecanlandırıyor.  

Son olarak iletmek istediğiniz bir mesaj ya da öneri varsa aktarmaktan memnuniyet duyarız.

Öncelikle Türk dili ve edebiyatı üzerine çalışan akademisyen ve uzmanlardan bir beklentimi ifade etmek isterim. Acilen dört başı mamur, kelimelerin kökeni üzerine farklı görüşlerin de yer verildiği, internet sitesi üzerinden kolayca okunabilecek ve sorgulama yapılabilecek bir etimoloji sözlüğü portalına ihtiyaç var. Bu projenin ivedi biçimde uygulamaya geçirilmesi çok yararlı olacaktır.

İkinci beklentim, Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK yöneticilerinden. Etimolojinin lise ve üniversitelerde bir ders olarak okutulması, en azından seçmeli de olsa böyle bir imkânın öğrencilere sunulması çok yerinde olacaktır. Böyle bir dersin, diğer derslerdeki başarıyı da yükselteceğine eminim.

Üçüncü mesajım, kaliteli yayın çizgisini rota olarak belirlemiş yayınevinizin çalışanlarına olacak. Kitabımın yayınında emeği geçen tüm çalışanlarınıza teşekkürlerimi sunmak isterim. 

Son olarak, okuyucularımıza keyifli okumalar diliyorum. 

Röportaj: Deniz Demirdağ Temel

Etiketler: röportaj
Aralık 19, 2024
Listeye dön
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR